22 Temmuz 2010 Perşembe

The Boat That Rocked


İlk yorumumu izlediğim son film üzerine yapmak istiyorum. The Boat That Rocked.. İkinciye izlediğim bu filmden Ertuğrul Özkök'ün bir yazısı sayesinde haberim olmuştu.

Film,1960'ların ikinci yarısında İngiltere'de Rock&Roll en müthiş çağını yaşarken BBC radyosunun hükümetin baskısıyla günde sadece 45 dakika pop müzik yayını yapması üzerine kurulan ve denizden yayın yapan Radio Rock isimli korsan bir Rock&Roll radyo gemisini konu alıyor.

Filmin yönetmeni Richard Curtis. Kendisi daha önce Bridget Jones's Diary,Notting Hill gibi filmlerin senaryo yazarlığını yapmıştı. Filmin başrollerinde Philip Seymour Hoffman,Bill Nighy,Rhys Ifans ve Nick Frost gibi isimler var.

Öncelikle film bize tam bir Rock&Roll nostaljisi sunuyor. Kimler çalmıyor ki.. Jimi Hendrix,The Who,Cat Stevens,The Moody Blues,Duffy..

Bütün bu müzisyenlerin eşliğinde oynanan senaryo müthiş eğlenceli. Hükümetin korsan radyoları kapatmak için çeşitli yasaklar getirmesi üzerine radyoların bu yasakların etrafından dolaşarak çözümler üretmesi çok güzel anlatılmış. Filmde The Count karakteri ile Gavin karakteri arasında yaşanan düello sahnesi ve yılbaşı gecesi kapanması emredilen radyonun son yayınını yaptığı sahne filmin en güzel sahneleri.

Film her ne kadar Rock&Roll sevmeyenleri başlarda biraz sıksa da sonra onları da sarıyor ve bitene kadar güldürüyor. Filmden çıkan siyasi mesaj ise ülkemizde sansürün protesto edildiği bugünlerde çok açıklayıcı; "Hükümetler hiç bir zaman özgür insanları sevmemişlerdir."

Sonuç olarak eğlenmek,gülmek isteyenler için kesinlikle tavsiye ettiğim bir film. Hele ki Rock&Roll seviyorsanız 23.746 kişinin oyuyla IMDb'de 7.5 puan alan bu filmi ölmeden önce mutlaka izlemelisiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder